Vakıf Kültürü Ve Vakıfgenç Kavramı

Türk medeniyetini, benzerlerinden ayıran en önemli unsurlardan olan vakıf kültürü özellikle İslam sonrası dönemlerde kültürümüzün ayrılmaz yapı taşlarından biri haline gelmiştir. Ecdadımız yardımlaşmayı ve sosyal bütünleşmeyi sağlamak amacıyla elinin uzandığı her yerde vakıflar kurmuş, sosyal yardımlaşmanın tohumlarını o dönemlerde atmaya başlamıştır. Ne mutlu ki bulunduğumuz coğrafya vakıf kültürünün en güzel şahididir. Ancak nesillerden nesillere ulaşan, bizi biz yapan bu güzel haslet günümüzde her ne kadar körelmeye yüz tutsa da yeni nesile bu özelliği aşılamak ve aslanı düştüğü yerden kaldırmak için vakit geçmeden birşeyler yapmak gerekmektedir.

2004 yılında bu amaçlarla kurulan vakfımızın bünyesinde 2009 yılında çeşitli kişisel gelişim çalışmaları ve toplantılarla faaliyetlerine başlayan Gençlik Komisyonu, gençlere bu kültürü nasıl tekrar kazandırabileceği konusunda çalışmalar yürütmeye zaman kaybetmeden başlamıştır. 2010 yılında ise tam kapasite ve yepyeni bir kadro ile daha düzenli bir biçimde her hafta toplanmaya başlayan ve vakıf kültürünü kendi çevresinde ve yaş grubunda yaymak için kafa yoran Gençlik Komisyonumuz bu süreçte vakıf literatürüne yeni bir kavram kazandırmanın haklı gururunu yaşamıştır. Bizlerin “VAKIFGENÇ” olarak adlandırdığı bu kavramla; kendini vakfetmeye hazır, sorumluluk almaktan kaçınmayan, “kim var diye seslenilince sağına ve soluna bakmadan fert fert ben varım diyen”, “fikri hür, vicdanı hür”, önce kendi gelişimini sağlayıp ardından beslendiği kültüre hizmet eden genç bireyleri bizler bu kavramın içine dahil etmekteyiz.

Bu ilkeleri şiar edinmiş insanlarla birlikte üç sene boyunca ÖSEV ailesinin bir üyesi  ve Vakıfgenç’in ilk başkanlığını yürütmüş olmanın onurunu taşımanın yanı sıra, kavramı yarattığımız ilk sene vakfımızın kurucusu Merhum İsmail ÖZSEÇKİN Bey’in ismini taşıyan ilköğretim okulunda hayata geçirdiğimiz sınıf koçluğu ve başlatmış olduğumuz kurs ile okul tarihinde 500 tam puan çıkaran öğrenciler ile görülmemiş başarıya imza atmamız, bu okuldaki eğitimi iyileştirmeye dönük saymakla bitiremeyeceğim bir çok husus, ömür boyu bana haklı bir gurur yaşamayı bahşetmekte. Ancak hep birlikte yaşayacağımız bu gurur bizlerin sorumluluğunu bir miktar daha arttırmaktadır. Bu noktada hiç şüphem yok ki; başlamış olduğumuz işleri layıkıyla yerine getirmenın ve yeni oluşturduğumuz bu kavramın içeriğini geliştirmenin anahtarı yine bizlerin elinde bulunmaktadır. Bu süreçte tarihsel mirasın yaşatılması için ayrıca sorumluluk üstlenmek ve çevremizde fark yaratan genç bireyler olmamız gerektiğinin farkında olmamız gerekir.  Unutmamak gerekir ki; Vakıfgenç ruhu sadece insanı değil, her canliyı korumayı, değerli görmeyi ve o doğrultuda emek vermeyi  prensip edinmiştir. Vakıfgenç; geçmişiyle bugünü arasında köprü olan gençtir. Vakıfgenç; çıktığı her basamakta bir önceki basamağın faydasını gözardı etmeyen, ahde vefa sahibi gençtir. Vakıfgenç; kendisini bir şey beklemeksizin vakfetmeye adamış gençtir.

Bu amaçlar ve duygular çerçevesinde vakfımızın ismini Türkiye’nin önde gelen vakıfların içerisinde sayılmasını sağlamak  ve Vakıfgenç’i tüm ülkede bilinir hale getirmek için her zaman bir vakıfgenç olarak göreve hazır bulunduğumu bilmenizi isterim.

Sözlerimi bitirirken yeni yayın organınızın hayırlı olmasını temenni eder; eski başkan, ebedi vakıfgenç olarak başarılarınızın daim olmasını dilerim…

Oğuzhan Kocatürk